in , ,

6. SINIF SOSYAL BİLGİLER İPEK YOLUNDA TÜRKLER 3. BÖLÜM

Türk Adıyla Kurulan İlk Devlet- Göktürkler

Kök Türk Devleti 552 yılında Bumin Kağan tarafından merkezi Ötüken olmak üzere kurulmuştur. Ötüken, Türkler için önemli bir yerdir. Ötüken, eski Türk inancında Toprak Ana’ya verilen isimlerden biri olmakla birlikte, ormanlarla kaplı kutsal kabul edilen dağın da adıdır. Orhun Yazıtları’nda Ötüken’in önemi “Türk ülkesinin yüreği” şeklinde ifade edilmiştir.

 

 

  • Türk adıyla kurulan ilk devlettir.
  • Ülkenin batısını kardeşi istemi Yabgu yönetmiştir.
  • İstemi Yabgu ipek Yolu üzerinde hakimiyet kurabilmek için önce Sasaniler‘le birleşerek Akhunlar‘ı yıkmış, sonra Bizans‘la ittifak yaparak Sasaniler‘i yenmişlerdir.
  • Mukan Kağan‘dan sonra Çin entrikaları ve kardeş kavgaları sonucu Doğu-Batı olarak ikiye ayrılmıştır. (582)
  • 630‘da Doğu, 659‘da Batı Göktürkler Çin esaretine girmiştir.

Not:  Türk adıyla kurulan ilk Türk devletidir.  ilk Türk Alfabesi Göktürklere aittir.  İslamiyet öncesi kurulan en güçlü Türk devletidir

ERGENEKON DESTANI:

Kök Türklerin destanıdır. Türk illerinde Göktürkler’e itaat etmeyen bir yer yoktu. Bunu kıskanan yabancı kavimler birleşerek Göktürkler’in üzerine yürüdüler. Maksatları öç almaktı. Göktürkler, çadırlarını, sürülerini bir yere topladılar. Çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman gelince, vuruşma da başladı. On gün vuruştular. Göktürkler üstün geldi. Bu yenilgiden sonra yabancı kavimlerin hanları ve beyleri av yerinde toplanıp konuştular.”Göktürkler’e hile yapmazsak akıbet işimiz yaman olur,” dediler.Tan ağarınca, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar. Göktürkler, “Bunların vuruşma güçleri bitti, kaçıyorlar,” deyip arkalarından yetiştiler. Düşman, Göktürkler’i görünce, birden döndü. Vuruşma sonunda düşman, Göktürkler’i gafil avlayıp yendi. Göktürkler’i öldüre öldüre çadırlarına geldi. Çadırlarını ve mallarını öylesine yağmaladı ki, bir ev kurtulmadı. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdi. Küçükleri kul edindi. Her düşman birini alıp gitti. Göktürkler’in başında İl Han vardı. Çocukları çoktu. Fakat bu uğursuz vuruşmada bir tanesi hariç, hepsi öldü. Kayı adlı bu oğlunu o yıl evlendirmişti. İl Han’ın Dokuz-Oğuz adlı bir de yeğeni vardı. Kayı ile Dokuz-Oğuz düşmana tutsak olmuşlardı. Fakat on gün sonra bir gece ikisi de kadınları ile beraber atlara atlayıp kaçtılar. Göktürk yurduna geldiler. Burada düşmandan kaçıp gelen çok deve, at, öküz ve koyun buldular. “Dört taraftaki illerin hepsi bize düşman. Gereği odur ki, dağların içinde insan yolu düşmez bir yer izleyip oturalım,” dediler. Dağa doğru sürülerini alıp göç ettiler.Geldikleri yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. Bu tek yol da öylesine bir yoldu ki, bir deve veya bir at güçlükle yürürdü. Ayağını yanlış bassa yuvarlanıp parça parça olurdu. Göktürkler’in vardıkları yerde akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, meyveler, ağaçlar ve avlar vardı. Böyle bir yeri görünce, ulu Tanrı’ya şükrettiler. Hayvanlarının kışın etini yediler; yazın sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye “Ergenekon” adını koydular. İki Göktürk prensinin Ergenekon’da çocukları çoğaldı. Kayı Han’ın çok çocuğu oldu. Dokuz-Oğuz Han’ın daha az oldu. Çok yıllar bu iki Hanın çocukları Ergenekon’da kaldılar. Pek çoğaldılar.Dört yüzyıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldı ki, Ergenekon’a sığışamaz oldular. Buna bir çare bulmak için kurultay topladılar. Dediler ki, “Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasından yol izleyip bulalım. Göçüp Ergenekon’dan çıkalım. Ergenekon dışında her kim bize dost olursa, onunla görüşelim. Düşmanla vuruşalım”.Kurultay bu kararı alınca, Göktürkler, Ergenekon’dan çıkmak için yol aradılar, bulamadılar. O zaman bir demirci dedi ki, “Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kat madene benzer. Şunun demirini eritsek, belki dağ bize geçit verirdi”. Göktürkler, varıp demircinin gösterdiği dağ parçasını gördüler. Demircinin tedbirini de beğendiler. Dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. Dağın üstünü altını, yanını, yönünü böylece odun ve kömürle doldurduktan sonra, yetmiş deriden büyük körükler yapıp yetmiş yere koydular. Odun-kömürü ateşleyip körüklemeye başladılar, Tanrı’nın gücü ve inayeti ile ateş, kızdıktan sonra demir dağ eridi, akıverdi. Bir yüklü deve çıkacak kadar yol oldu. O kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal gününün, kutsal saatini bekleyip bu yoldan Ergenekon’dan çıkmaya başladılar. Bu kutsal gün, ondan sonra Göktürkler’de bayram oldu. Her yıl o gün gelince büyük tören yapılır; bir parça demir alınıp ateşte kızdırılır. Bu demiri Önce Göktürk Ham kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver.Ondan sonra Türk beyleri de böyle yapıp bu günü kutlarlar. Ergenekon’dan çıkınca, Göktürkler’in ulu hakanı Kayı Han soyundan Börteçine, bütün illere elçiler gönderdi; Göktürkler’in Ergenekon’dan çıktıklarını bildirdi. Tâ ki, eskisi gibi bütün iller Göktürkler’in buyruğu altına girer.

II. Kök Türk Devleti(Kutluk Devleti)

Yaklaşık elli yıl Çin esareti altında kalan Kök Türkler, Çin’in Türkleri Çinlileştirme politikaları kar şısına milli benliklerini korumuşlardır. Bağımsız olmak için birçok ayaklanma çıkaran Türkler, 682 yılında Kutluk’un başlattığı bağımsızlık mücadelesini kazanarak II. Kök Türk Devleti’ni kurmayı
başarmışlardır. Kutluk, ilteriş (devleti derleyen, toplayan) unvanı ile kağan ilan edilmiştir. Bilge Kağan ile kardeşi Kül Tigin ve vezir Tonyukuk zamanında Çin ile yapılan mücadelelerde önemli başarılar kazanılmış ve Kök Türk Devleti geniş sınırlara ulaşmıştır.

  • Devlet en parlak zamanını Bilge Kağan, Kültigin, Vezir Tonyukuk zamanında yaşamıştır.
  • Orhun Yazıtları bu dönemde dikilmiştir.
  • İpek Yolu için Çinlilerle mücadele etmişlerdir. Sasanilere karşı Bizans ile anlaşma yapmışlardır.
  • Kutluk Devleti 744 yılında Türk boyları Basmiller, Karluklar ve Uygular tarafından yıkılmıştır.

ORHUN YAZITLARI (KÖK TÜRK KİTABELERİ)

Türk tarihinin yazılı ilk belgeleridir. Kitabeler halkın görmesi, ibret alması için dikilmiştir. Türk kelimesi ilk kez bu belgelerde kullanılmıştır. Kitabeler Kutluk Devleti ( II. Köktürk Devleti) döneminde Bilge Kağan, Kültigin ve Tonyukuk adına dikilmiştir. Kitabeler Köktürk Alfabesi ile 8. Yüzyılda dikilmiştir. Tonyukuk anıtı 727, Kültigin anıtı 732’de, Bilge Kağan anıtı ise 735’de dikilmiştir. Kitabeler 1893’de Danimarkalı Wilhelm Thomsen tarafından çözülmüştür. Köktürk Kitabeleri, O dönemdeki Türklerin yaşayışı, mücadeleleri hakkında bize bilgi veren önemli bir kaynaktır.

 

[poll id=”5″]

What do you think?

Written by admin

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

6. SINIF SOSYAL BİLGİLER İPEK YOLUNDA TÜRKLER 2. BÖLÜM

6. SINIF SOSYAL BİLGİLER İPEK YOLUNDA TÜRKLER 4. BÖLÜM